
Not:Gecen seneden bu seneye pek bir şey değişmemiş galiba, dün makineden hiç foto alamayınca, aynı pozun bir önceki 2008 sene versiyonunu buldum. Doruk geçen sene de sessiz sessiz köpek peşinde koşuyormuş :)
Bizim yavru sabah hala pelte gibi uyuyor :)
Saat 08:30'a kadar bekledim işe geç kalmayı göze alarak belki uyanır diye
Ne mümkün, dünkü koşusturmalardan sonra bugün sanırım öğlen uykusuna kalkar :)
Sabah Banu'lara kahvaltıya davetliydik, Özlem ve Yıldız'da gelmişti. 5 yavru, Banu'nun salonunun ortasını tam bir cümbüş alanına çevirdi, her taraf oyuncaklarla dolu.
23 Nisan programını da ayrıldıktan sonra uyku saati nedeniyle müsade istedik.
Bizimki cıkarken ufak çapta bir kriz yaşadı, daha oynamak istediğinden, zor ikna ettik.
Arabaya bindikten kısa bir süre sonra uyudu, programımız Bogazici Universite'sin Mezunlar Derneğinin organize ettiği, ilkögretim okullarının tanıtımına gitmekti.
Doruk arabada uyuyunca Bengi Semerci'nin seminerine katılamadım, Doruk arabanın içinde ağaçların altında kuş cıvıltılarıyla uyudu 1 saat kadar.
Ortalık tam bir cümbüştü, bir sürü çocuğu görünce Doruk mutluluktan ne yapacağını şaşırdı.
Oradaki okullar gerek lokasyon olarak bize çok uzak, gerek yaş olarak hep 4-5 yaşı hedeflediğinden çok fazla oyalanmayıp Boğaziçi üniversitesi'nin yeşilliklerine yayıldık.
Doruk çimenlerin üstünde ne yapacağını şaşırdı.
Yuvarlandı, atladı, zıpladı, kedilerin arkasından sessiz sessiz emekleyip kuyruklarını yakalamaya çalıştı :)
Kediler de insanlara alışkın olunca ben tırmık yiyecek diye ürktüm biraz ama neyse ki sorun çıkmadı.
Bu arada sabah kahvaltıda sadece salatalık, öglen yemeginde de sadece elma yiyince, yemek yemeye gidelim dedik.
Ama arabaya giderken bu sefer de kampüsün içindeki okulun parkını görünce 1 saate yakın da orada oynadı :)
Biraz yemek, ardından Doruk'a bahar alışverişi
Eve döndüğümüzde artık bitmişti.
Hızlı bir duş, ardından bir kitap, ikinciyi isteyemedi bile yorgunluktan
Hemen yatağına yatırdık ve 10 dk geçmeden bayılmıştı yorgunluktan.
Sabah işe çıkarken ayağını sevdim, üstünü örttüm, normalde benim yataktan kalkma sesime uyanan yavrunun umrunda bile olmadı :)
Çocuk dediğin bu işte, koşmalı, oynamalı, yorgunluktan bayılana kadar
Apartman çocuklarının derdi bu zaten, bütün gün evde, masa başı aktivitelerle oyalamaya çalışıyoruz
Doğalarına aykırı,
Ahhhh ah, Özlem, bahçeli yeni evini anlattıkça nasıl özendim, benim oglum da öyle bir yerde olsa, nasıl mutlu olacağını düşündüm.
Bilmiyorum ki, ne yapmalı, ne etmeli de bu çocuğu bahçeli bir evde büyütmeli.
Ps: Çok güzel kareler çıkardı, ama sabah telaşla cıkarken makinenin sarjının bittiğini fark etmemişim, bir sonraki haftaya kaldı fotolar :(