21 Nisan 2011 Perşembe

Çocuğum Yemek Yemiyor

Oğlum yemek yemiyor
Yok valla da yemiyor, billa da yemiyor
Ne zamanki ek besinlere geçtik, beni bilen bilir, bundan şikayetçiyim
Bizimki 8 aylıkken emmeyi bıraktı ve o zamandan beri en büyük derdim bu
Oğlum için gitmediğim pedagog, kendim için de gitmediğim psikiyatr kalmadı
En büyük hayalim oturup kendi kendine yiyen bir çocuk
Çok şey mi istiyorum, bana göre değil, ama yemiyor işte.

Son zamanlarda özellikle bu noktaya iyice takıldım
Acaba ben çalışıyorum diye beni cezalandırmaya mı çalışıyor diye düşünüyorum
Yiyorum yani kendi kendimi
Her gün yemek saatlerine büyük bir stresle yaklaşıyorum.
Şubat 15- Mart 15 ısrar etmiyorum, yemezsa tabağı önünden kaldırıyorum hop bunun sonucunda 1 kg kayıp.
Tekrar kendimi yemeye başlıyorum.

Derken geçen hafta karşıma bir kitap çıktı
Daha doğrusu yine nette dolanırken araştırırken bloglardan birinde gördüm
Çocuğum Yemek Yemiyor, Carlos Gonzales

Çocuğu yemeyen her anneye tavsiye ediyorum.
Hatta henüz hamile veya daha sadece anne sütü emme dönemindeki çocukların annelerine bile

Peki, bu kitaptan sonra oğlum yemeye başladı mı?
Hayır henüz değil
Başlayacak mı, inanın onu da bilmiyorum
Ama artık ben her akşam yemeğinden sonra odaya saklanıp ağlamıyorum
Yemek saatleri hem benim için hem Doruk için stres anları değil artık
En azından okuldan geldiği an bakıcımızı arayıp, 'Oku bakayım irtibat defterinde ne yemiş' diye sormuyorum

Okursanız belki sizler için de bu dönem daha az sancılı geçebilir

15 Mart 2011 Salı

21 Şubat 2011 Pazartesi

Doruk 4 Yaşında


Artık oğlum 4 yaşında ...
Her sabah keyifli keyifli okuluna giden kuzu oldu...
Nasıl bu kadar çabuk büyüdü, 4 sene nasıl geçti inanın yakalayamadım
Hep diyorlardı, inanmıyordum
Dünya tatlısı bir şey oldu
Her günkü sohbetler, sürekli boğuşmalar, kakarakikiriler
Tadından yenmez birşey oldu
Bakmaya doyamıyorum artık ona

Canım oğlum, umarım hep böyle huzurlu, mutlu, gülen bir insan olarak devam edersin hayatına
Umarım hastalıklar, kötülükler hiç uğramaz yanına

8 Kasım 2010 Pazartesi

Beni daha mı çok seviyor ne :P

Suha, isini degistirdiginden beri, sanki Doruk'la aramiz daha mi iyi oldu nedir :)
Eskiden Doruk babasını anne gibi goruyordu, ne de olsa Suha benden sonra evden cikip, benden once eve geliyordu...
Ama bu yeni işe geçtiğinden beri, ben onu bakıcımıza teslim edip alıyorum...
Ve inanılmaz ama Doruk benimle dövüşmüyor eskisi gibi
Benim canımı yakmaya da çalışmıyor
Hatta 'Seni çok seviyorum Lokum oğlum' dediğimde ben de seni '100 hatta 200 hatta 300 seviyorum' diyor :)
Ay nasıl mest oluyorum anlatamam.

Tamam biliyorum babasını daha çok seviyor diye içten içe dert yapmışım, şimdi de gizliden gizliye yuvasını yapıyormusum gibi gorunebilir oradan :)
Ama napayım, beni daha çok sevsin :)

28 Ekim 2010 Perşembe

27 Eylül 2010 Pazartesi

Yine geldi heyheylerim...



Doruk 3.5 yasinda oldu...
Ve bende yine telas basladi, bu cocugun buyudugunu goremiyorum diye...
Surekli ya is seyahati, ya yurtdisindan birilerini agirlayip duruyoruz...
Agzimla kus tutsam yaranamayacagim bir iste calisiyorum
Oysa isimi cok seviyorum, ama olmuyor iste, bir seyler koptu
Aklimda sabahtan aksama, ne yapsam da hem para kazanabilsem, hem de ogluma, kendime biraz zaman ayirabilsem derdi...
Para derken, su ankinin yarisina raziyim, o kadar yani...
Ama o kendine deli gibi guvenen ben, olay yeni bir is oldugunda cekingenlesiyorum iyice
Oysa bu iste calistigim surece, 2. cocugu isteyip istemedigimi bile dusunemiyorum ki...
Cunku bu iste, 2. cocuk yapmak mumkun degil...
Onu da baskalarinin buyutmesini istemiyorum, bu sefer daha cok yaninda olayim isterim...
Babasını annesi sanmasin, benim anne oldugumu bilsin istiyorum...
Istiyorum da istiyorum iste...

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Tatilden donduk

İş hayatına başladığımdan beri ilk defa yıllık iznimi 2 hafta üst üste kullandım.
Daha önceki senelerden kalan izinlerle birlikte toplam 25 gün izin hakkım olunca başka türlü bitmeyecekti.
Hep derlerdi, sonlara doğru sıkılıyorsun diye, YALANNNNN :)
İlk haftasında Select Maris'teydik.



Kesinlikle olağanüstüydü. Yemekleri, personeli, hele hele denizi, kumsalı.
Çocuklara yönelik nerdeyse hiç aktivite yok, ama buna rağmen Doruk bile burayı daha çok sevdi. Çünkü burada arkadaş edinebildi :)
Sizi hiç sıkboğaz etmeyen animatörler, gün içinde bangır bangır bağırmayan bir müzik
Ve deniz, gerçekten ama gerçekten unutulacek gibi değil.
3 tane plajı var, karışık, çocuklu aileler için ve çocuksuz aileler icin
Plajlar arası transfer sürekli dolanan motorlarla yapılıyor denizden.
Manzarası ise insanın ömrünü uzatır derler ya aynen öyle.

Çok mutlu oldum çünkü bundan sonra her sene 'Nereye gidecegim' diye düşünmeme gerek kalmadı, bundan sonra her sene buradayım en azından 1 hafta...