5 Ağustos 2009 Çarşamba

Andımız Kaldırılmasın. Sonsuza Kadar...

Malesef ülkedeki ve dünyadki bir sürü gelişmeden, haberlerden çok geç bilgim oluyor.
Meğerse bu aralar 'Okullardan Andımız Kaldırılsın' tartışmaları varmış.
Yeni gördüm...
Açıkcası çok üzülüyorum bu konuların tartışılmasına...
Bunu savunan arkadaşların taaa Atatürk'e kadar uzanıp, o hayattta olsaydı, zaten bunu kaldırırdı demesine...
Çocuklarımıza bu tarz ezberlerin verilmemesini savunmalarına...

Bu benim kendi görüşümdür, beni bu blog haricinde bilenler zaten bilir.
Onlara söylemeye gerek yok.
Ama şans eseri, ordan oraya atlarken şansa gelip bu sayfayı okuyanlarda bilsin ki...
Benim oyum 'Andımız kaldırılmasın' dan yana...
Hangi ülke ne yapıyor o benim umrum derdim..
Bu andı okuyanlar arasında etnik kökeni, Kürt, Çerkez, o bu var, onlara haksızlık diyenlere de katılmıyorum.
Benim etnik kökenim de Arnavut, bir yerlerden göçmüsüz, bana ne...
Ama ne çocukken, o günkü aklımla, bu andı okurken, ne de bugünkü aklımla andımızı savunurken, bir gün bile rahatsız olmadım o ezberi her gün okumaktan.
Tam tersine, bu yaşıma geldiğimde bile, ne zaman o saatlerde bir okul önünden geçerken andımızı duysam gözlerim yaşarır.

Bunun kaldırılmasını savunanların gerçek fikirlerinin, ezberci söyleme karşı durmak olduguna da beni bir Allah'ın kulu bile inandıramaz.

Bu yazıya gelebilecek olumsuz yorumları da yayınlamayacağımı simdiden soyleyeyim.
İster küçük beyinli deyin, ister başka bir şey. Bitti artık, herkesin düşündüklerine saygı durma devri...

4 Ağustos 2009 Salı

Yaaa sabır


Hafta sonu doktorumuza sordugumda aldım cevabımı gerçi
Pedagoga gitmek gerekiyor mu diye sormustum
Çünkü oğlumuz, şu yukarda görülen sevgili Doruk, bu ara an geliyor ki CANAVAR oluyor
Ama gerçekten...
Sabah uyandık yine her sabahki gibi, içerden sesiyle;
'Annecim, babacım, uyandım'
Süha aldı, ben yataktan kalkamıyorum, sıcaklardan dolayı
İnek sesiyle zorla kaldırdı beni, artık MÖ'leyerek uyandırıyor
Geçenlerde bir kitapta zıt kavramlarda 'Sessiz'-'Gürültülü' de inek ve horoz sesi vardı, o günden beri bu şekilde kaldırıyor, yataktan kalkamayan ebeveynini
Buraya kadar herşey yolunda...
Sonra birden bir şey oldu, ne oldugunu da anlamadık, oyun odasında, dün geceden yerde kalmış, bardağı atıp kırdı...
Ben neden yerden temizledim diye ağladı, ama ne kızdık, ne bir şey, hatta 'toplamazsak ayagımız,elimiz kesilir, sen de yardım et' diyerek topladım.
Ama bir defa damarı tuttu.
Kahvaltı etmeyeceğim diye kıyamet koptu ardından...
Sonra ben hazırlanırken, çantamdan rujumu almış, beni sinirlendirmek için her tarafını ruj yapmış.
En sonunda da yanında oturak duruyor, oturmayacagım deyince bıraktım...
Mutfaga dogru giderken icerden sesi geldi;
'anne cisimi yaptım'
Oturak yanında duruyor, beyfendi, koridora isemis...
Sonra bir de yerleri sildim diye agladı.

Ama dediğim gibi, doktora sordum, yaklaşık 1 sene devam edecekmiş ve tıp çaresizmiş ?!?!

Yaaaa sabır

Pingu's English Club


Doruk için oyun ablası arayışlarım hala sürüyor...
Ne mail attıgım danışmanlık firmalarından, ne de burada yaptıgım cagrıdan bir donus olmayınca, yine başladım araştırmaya...
Bizim evin oradaki yuvalarla görüşmeye başladım ben de, yönlendirebilecekleri kimse var mı diye?
Bir yerle görüştüm bugün, direk olarak oradan bir ögretmeni yönlendirebileceklerini söylediler. Haftada 4 gün * 2 saat olarak.
Direk öğretmen olunca, açıkcası daha çok içime sindi, bir de başlama tarihi olarak 'eylül olsun, bu ay içinde 2 haftalıgına Montessori egitimi için, İngiltere'de bir yaz okuluna katılacağım' deyince daha da bir hoşuma gitti.
Tek hoşuma gitmeyen şu aşamada işin maddi kısmı...
Hafta sonuna doğru bütçeyi kontrol edip, son bir görüşme için daha gideceğim, belki orada biraz fedakarlık yapmayı kabul eder.
Heee konu nerden nereye geldi, bir yandan da konu başlığında da Pingu's English Club eğitiminden bahsetti. Bununla ilgili bilgisi olan, giden, yorum duyan kimse var mı?
Doruk için, şimdilik yabancı dil eğitimini düşünmüyordum, ama orada brosurler, egitim materyalleri ve daha sonra da web sitesini inceledigimde hosuma gitti.
Var mı konudan bilgisi olan :)

30 Temmuz 2009 Perşembe

Doruk Güne Hazırlanıyor...


Oğlum diye söylemiyorum, kişisel bakımına çok önem verir :)
Traş olmadan çıkmaz...

Bu arada Doruk artık bezden çıktı.
Geldiğinde söylüyor mu 'Hayır'
Duzenli aralıklarla oturtuyorum, yapıyor.
Ama kesinlikle kendisi söylemiyor.
Bu normal mi, ne kadar daha böyle, yoksa çocuk hazır mı değildi, bilemiyorum.
Ama kesinlikle bez bağlamamızı da istemiyordu uzun zamandır, sıcaklarda bunaldı.
Daha önce yaşayanlar, normal mi bu?

29 Temmuz 2009 Çarşamba

OYUN ABLASI ARIYORUM

Doruk'a oyun ablası arıyorum...
Bir suru yere yazdım, hala bir cevap yok...
Bir de buradan şansımı deneyeyim dedim...

Şubat 2007 doğumlu, sakin mizaçlı :) oğluma saat 09-13 arasında gelebilecek
Gelişimini desteklemek için aktif oyunlar oynatabilecek, cocuk gelisimi mezunu veya ogrencisi ablalar arıyorum.

Evimiz Esenkent'te, bilmeyenler için soyleyeyim, Bahçeşehir'in yanıdır. Hem evin dışı, hem de sitenin içi, oldukça uygun. Nereden gelebileceklerini düşünenler için, Taksim'den, Bakırköy'den expres otobusler mevcut. Ancak özellikle Avcılar, Büyükçekmece yakınlarında oturanlar için ulaşım oldukça kolay :)

İlgilenenler olursa, detayları görüşebiliz. Bizi takip eden arkadaşlar, sizlerden gelebilecek yönlendirmelerin de başımın üstünde yeri var :)

Ps:Mature'den henüz olumlu yanıt gelmedi, o yuzden bu secenek simdilik çözüm değil.

28 Temmuz 2009 Salı

Cok iyiyiz


Merhaba :)
Ha simdi, ha birazdan derken meger nerdeyse 1 ay olmus girmeyeli buraya..
Son derece saglıklıyız sükürler olsun
Ama cılgın bir yogunluk içindeyim
Güya yazın işler sakinler, nerdeeeee
İşyerinden bir arkadaş başka yere geçince, onun çoğu müşterisi bana geçti...
Ki maalesef bunların çogu Bursa'da :(
Bu gorusmedigimiz sürede, bir İzmir(haftasonu Çeşme kacamagı), bir Bursa sıkıstı.
Ben de sıkıstım tabii...
Neyse ki ev-iş arası yakın, hafta sonları bile Doruk'un ogle uykusunda işe geliyorum toparlamak için.
Ama iş haricinde herşey yogun...
Çünkü bu yukarda görülen lokum çok keyifli bir şey oldu bu aralarrrrr :)

7 Temmuz 2009 Salı

Sevgi Bocegi


Bu yavru bu aralar tam sevgi bocegi oldu...
O krizler birden bitti,
Tatilden dondugumuzden beri nasıl keyifli, nasıl sevgi dolu gormeniz gerek
Durup durup, gelip sarılyor
Surekli gulen gozlerle bakıyor, otururken, konusurken, oynarken
Gecen haftaya kadar durup dururken vuran cocuk gitti...
Bu yavrunun hırcınlıgı meger beni özlemekten galiba
Anneye doyunca hırcınlığı da geçti...

3 geceliğine iş ve tatil nedeniyle İzmir'e gideceğim persembe sabahından
Ozlem olacak diye, bu aksam 'beraber yatalım mı annecigim' talebine
Dayanamadım, beraber yattık 10-15 dk.
Dönüyor sarılıyor, yine dönüyor, dibime sokuluyor...

Allah'ım, sen oğlumu hep koru, bana onun acısını yaşatma...