8 Ocak 2009 Perşembe

Oglumla kavustuk


Dun eve geldigimde gece yarısıydı, herkes uyuyordu, ucak zaten geçti, bir de ben şaşkın gibi 1 saate yakın ototpark kartımı bulamayınca uçaktan indikten sonra eve gelmem 1.5 saat surdu maalesef.

Eve geldikten sonra hemen bizim kuzunun yanına gittim, yine üstünü acmıştı tabii ki, biraz sevdim, sonra gittim yatağıma. Ama dayanamadım, uyku tutmadı o kadar yorgun olmama rağmen. Kalktım salondaki yatağı açtım, Doruk'u da kucakladığım gibi orada uyuduk, oglumla sabaha kadar. Sabah uyanınca beni yanında gorunce bir mutlu olup, bir sevindi anlatamam.

İse giderken pek bırakmak istemedi, ama neyse ki ağlamadı yine de

6 Ocak 2009 Salı

Cok ozledim


Lokum,
Cok ozluyorum seni, aksam kapiyi caldigimda 'annem geldi' diye Emine Yenge'ni kapiya kostururkenki kus civiltisi sesini, ben kapidan girdigimde bana sarilmani, ellerini opmeyi, seninle yerde guresmeyi, oynamayi, ziplamayi, aksam kucagima tirmanip Baby TV seyrederken seni koklamayi, 'baska kitap, bi tane daha kitap' diyerek bana okumam icin arka arkaya kitap getirmeni, seni Babi'ne sarilmis uyurken seyretmeyi, seninle her ani nasil da ozluyorum. Cocuk nasil bir seymis Allahim :)

5 Ocak 2009 Pazartesi

Yine is seyahati


Yarin yine is seyahatine gidiyorum. Sabah erkenden Konya'ya ucacagim ve carsamba gunu donecegim. Yine yarin gece oglumdan uzak, tek basima kaldigim icin oturup can sıkıntısından içim daralacak.
Oksurugu gecti mi ,burnu akıyor mu, yemegini yedi mi diye içim içimi yiyecek. Neyse ki annem ben yokken oğlumla igilenmek için bize gelecek, en azından iyi bakıldığından emin olacağım. Ama bu iş seyahatlerinden nefret ediyorum :(

Gercekten okuyamacagim artik gazete

Okudugumdan beri aklimdan cikmiyor, anne-babalarinin el bebek- gul bebek binbir ozenle buyuttugu, ne umutlarla okumalari icin gonderdigi 7 gencecik cocuk, buyuk ihtimalle basit bir ihmal nedeniyle hayatlarini kaybettiler. Olumlerinin arkasindan yapilan aciklamalar icin konusmaya bile degmez, gecekten diyecek bir sey bulamiyorum.
Allah rahmet eylesin, geride biraktiklarina sabir versin.

Artik haberleri seyretmeye korkuyorum

Bir yerlerde birilerinin cocuklari, canlari, birilerinin anneleri, babalari ölüyor. Kim hakli, kim haksiz, bu hic onemli degil, umurumda da değil haklilik. Bir avuc toprak ugruna, din ugruna, hergun bir yerlerde insanlarin canlari yaniyor. Insanlar, aclikla, yoklukla, caresizlikle agliyor ve bunlarin hepsi ne icin. Allahim, senin bize verdigin akilla, biz bunlarin onune gecemiyoruz, yuzlerce yildir bunlarin onune gecemedik ve kullanabildigimiz kisitli beyinlerle bundan sonra da onune gecemeyecegimiz gayet acik. Lutfen artik bunlari sonlandir, birilerinin yuregi daha fazla yanmasin. Cunku biz kim hakli kim haksizi, ancak öldürerek bulabilecegimizi dusunebilen aciz canlilariz. Bir avuc silah taciri daha fazla kazanabilsin diye, bir avuc iktidardaki adam biraz daha tepede kalabilsin diye bunu korukluyor ve bir dunya insan da bunlari takip ediyor. Bunlari baslatanlar da bir zamanlar, bizim cocuklarimiz gibi annlerinin bebekleriyken, kuzulariyken, ne oluyor da boyle vicdansiz, boyle hirslarin kolesi yaratiklara donuyor, bunu aklim almiyor. Kendi cani yanan, digerinin canini yakmaya calisiyor. Allahim bu acilari dindir, kimsenin cani yanmasin ki, kimse can yakmaya calismasin artik. Cocuklarimiz silah gormesin, savas nedir bilmesin.

Martin Luther King'in soyledigi gibi, 'Savaşmamız gerektiğini soylemek yeterli değildir, Barışı sevmek ve bu ugurda fedakarlık yapmak gerekir'.

Bize, barış için ne fedakarlık yapmamız gerekiyorsa bunu yapabilecek yuregi ve beyni ver ki artik bunu yapabilelim. Artik, Musluman, Hristiyan, Yahudi ve aklima gelmeyen diğer butun dinlere inananlar aslinda bu yasanan savaslarin cok cirkin oyunlar oldugunu gorebilsin, ellerindeki silahlari topragin kimsenin ulasamayacagi kadar derinliklere gomsun ki, ne bir daha kimse onlara ulasabilsin, ne de kimse bir daha onlari yapmaya yeltensin.

2 Ocak 2009 Cuma

1 gün mesai ardından hafta sonu tatili süperrrrrr


Sabah Doruk ve Süha'yı evde bırakıp işe gittim. Süha'da dün akşam cok kötü oldugundan bugün işe gitmeyip evde oturmaya karar verdi. Baba oğul evde dinlendiler, tabii bu baba için ne kadar geçerli olmustur iste orası şüpheli :) Doruk, hastayken tam 40 kaplan gücünde olabiliyor çünkü.

Hadi güzel oğlum, toparlan artık, bak yarın sabaha iyi kalkarsan seninle Yunus Emre'de tiyatroya gideceğiz, hem arkadaşların da gelecek. Sonra ananenlere gidecegiz, teyzelerinle oynayacaksın, pazar gunu de golete inecegiz, kazlara ekmek atacagiz, hadi canim oğlum, iyileş artık



Bak sadece bir gün işe gittim ve yine kocaman iki gün tatilimiz var, seninle bir sürü şey yapacağız...

1 Ocak 2009 Perşembe

2009'a hasta girdik


Dunden beri o kadar hastayım ki, umarım Doruk'a gecmez diye o kadar ugrasmama ragmen maalesef bu mumkun olmadı tabi, surekli Doruk'la dipdibe olunca. Maalesef dün gece cok ateslendi ve bu sabahtan beri cok keyifsiz. Benim yasadigim gibiyse yasadiklari, biliyorum ki su anda her yeri agriyor. Ve tabii hastalıkla beraber yemeyi de kesti her zamanki gibi. Aksam en sevdiklerini hazırladım, hamsi verdim ııhh ıhh, makarna verdim ıhhh ıhh, muhallebi ıhhh ıhh. Umarım bu sefer antibiyotik baslatmadan toparlanır, cok uzuluyorum antibiyotik verdikce.

Ah canım oglum bir an evvel iyiles de yine boyle guzel guzel gulumse..